Perşembe, Mayıs 26, 2011

His senedi

-Bir yerden, çok önceden geçtiğin bir yerden yeniden geçerken, aklına bir his bir duygu gelir ya, o zamanlar böyleydi dersin.Sonra o tarihte kim varsa hatırında kalan, aramak istersin. Aradın diyelim.Naber abi nasılsından sonra, ben buradan yeniden geçtim, hatırlarmısın şöyleydi, şöyle bir hisse kapıldım diyemezsin. Hadi diyelim dedin, ben şöyle hissettim diye, karşındaki haa falan der.Sende zaman ne çabuk geçiyor diye bitirisin cümleyi.Sonra anlarsın ki tüm anıları sen sadece kendi belliğinde yaşarsın.Yaşlı insanların geçmişle hesaplaşması böyle bir şey olsa gerek. Hele bir de artık arayacak kimsende kalmamışsa, hüsran bir kat daha artar.
- Tesbitin çok doğru moruk. Yalnız konumuzla ne alakası var.
- Muhabbete yeni bir soluk katayım dedim.
- Abi sende nasıl bir kafa var ben çözemedim.
- Neden abi, bildigin kafa işte
- Borsa diyodun, imkb100 diyodun, direnç seviyesi, tepki alımı falan derken, senden Dowjones ile ilgili yorum gelecek diye beklerken, ne alaka şimdi
- his moruk her zaman lazım.Bak hisse senedin de bile his geçiyor.
- Çayları öde kaçalım.
- Senin gibi bir adamla ne işim var benim

Salı, Mart 15, 2011

kapatma kararı üzerine

Düşünmedim değil '' bu site kapanırsa nolur diye '' hatta bir dönem harici belleği neden aldım ki, saklasam ya sitenin kopyasını sayfa sayfa demişliğim var, ancak serde tembellik olunca bir kaç sayfayı kopyalayıp, sıkılmıştım. Kadere bırakır ya insan ( üstelik tembelse bir de ) aman kapanırsa kapanır, giderse gider yazılar, kısmet diyerekten geçmiştim bu paranoid düşüncelerden.
Günlerden bir gün , siteye erişim engellendi dediklerinde şaşırmadım, açılır bir süre sonra dedim, açıldı.Zaman herşeyin ilacıdır lafı nasıl da doğruymuş meğer....
Sözün özü; bloguma dokunma türünden eylemleri sevmesemde, insanın ilgilendiği bir şeyin başka birileri tarafından engellenmesi zoruma da gitmedi değil. Adamın biri ligtv den maç yayınladı diye ben burda kendi kendime mektup yazmaktan neden mahrum bırakılıyım ki, dimi ama..Haksızmıyım...Kelebek kanat çırpsa amerika kıtasından, türkiye de blog kapanır, kar yağar, tsunami olur demişti biri geçenlerde, bırak hocam ya demiştim.Büyük sözü dinlememiştim örtmenimm.

Cuma, Ocak 07, 2011

hayat

Uzun zamandır aklımda var birşeyler yazamadım, çıkış noktası yeni yıl, yeni umutlar, yeni şeyler olan bir yazı da yazılabilir bu noktada.Aslında lafı geveleyip durmamın asıl nedeni, hala yazabiliyorummuyu denemek. Bugün word olsun excell olsun öte yandan küçük not defterleri büyük kareli defterler ile dolu olan hayatımda kendi hissiyatlarıma dair karalamalardan kaçınarak, bu ne olduğu ve olacağı belli olmayan bir internet sitesine yazmayı uygun görüyorum.Geçenlerde düşündüm de bu kadar senedir yazdığım yazılar burada duruyor ve bir gün adamların işine gelmezse ve kapatırlarsa siteyi o kadar yazı güme gidecek diye düşündüm.Pratik olarak bütün siteyi arşivlemek mümkün ama ancak bu obsesiflikte bir insan olamadım hiç.( öyle kişilere özendiğimi ve bir gün süper düzenli ve titiz biri olmayı istediğimi de yeri gelmişken belirteyim.)

Günler günleri kovalamakta ve şehre yine akşam hüznü çökmekteydi, bağbozumu çoktan bitmiş, arı kovanları ile dolu kamyonlar yollara düşmüştü.Gibi zaman belirtip aynı zamanda okuyucuyu öykünün atmosferine ısıtan vurucu başlangıç cümlelerini çok severim.

Bu bakışlardaki kin ve nefret duygusu, yıllar önce babasının köy meydanında muhtarla yaptığı o hararetli tartışmanın evvelindekilerle aynıydı, gibi okuyucuyu noluyo lan? babası mı? ne köyü? bu bir metropol öyküsü değilmiydi? , lost musun mübarek diye kıllandıran cümleleri hiç sevmem.

Kır çiçeklerinin büyülü kokusuyla harmanlanmış rüzgar, göz kapaklarıma hafif bir serinlik ve mutluluk üflüyordu, ayaklarımı ıslatan ırmaktaki suların şırıltısı ve göz kamaştırıcı rengi, kendimi güzellikler ülkesindeki prens gibi hissetmemi sağlıyordu, gibi süper pastoral cümleler beni acayip yorar. Gerçeklik duygusundan yoksun bulurum bu tür söylemleri ki istisna bir kaç manyak dışında kimse böyle bir kafada yaşamıyor hayatı.

-tamam da bize ne faydası var hacım ?

-neyin ?

-Şunu sevmem bunu severim, otur kendin yaz bakalım o kadar kolay değil bu işler

-ya ben kendi kendime anlatıyordum sana noluyo?

-iyi tamam sustum.