arabanın camından yüzüme vuran rüzgar, gözlerim ağrıyor uykusuzluktan, ağlamaktan, saçlarım kirlendi yıkasana, omzumu öpsene, sırtımı sev, şaçlarımı okşa, ruhumu okşa, sesin gelsin biraz, gözlerimden anla, seni sensiz zamanlarda yaşıyorum, yaşıyormuyum, yaşlanıyormuyum, babam benim yaşımdayken ablam ve ben varmışım, geçenlerde yeni evime sofbeni takarken, sıcak su çıkışını yanlış taktığımda söyledi bunları, ben de senin yaşında hala çocuk kalamazmıyım baba diyemedim.
şimdilerde derin bir kaçış özlemi içimde. gidelim buralardan, kimseye sormadan, yolda durmadan, yorulmadan, ardımıza bakmadan.olmuyor.kilitlenmiş gibiyizz.bahar aylarının azgın kokuları burnumda, canım toprak çekiyor, deniz kokusu çekiyor, derin sabah uykuları çekiyor, canım seni çekiyor, beni kim çekiyor.kimde ipler
memleketimi özledim, ordaki kimseyi özlemeden, sevgilimi özledim nerede olduğunu bilmeden, kendimi hapsettim kimseye söylemeden, ey hayat alacağım var senden...
şimdi kapatınca gözlerimi, uzaklarda bir türkü duyuyorum gibi.uzak masallar, sevdalar uzak yok artık düşlerim, arama beni, bende değilim bir ıssız yerdeyim...
Pazartesi, Nisan 10, 2006
Cuma, Mart 24, 2006
düşün-taşın
kucuk bir evim var artık.catısı biraz aksada, yalnızlık duvardaki izden belli olsada benim olan bir sey.boya badana halıfleks ıvır zıvır derken tasındım dun gece. iki koltuk bir yatak halı kilim yastık yorgan televizyon tabak mabak derken baya ev oldu.epey zahmetli bir esya taşıma serüveninden sonra ( apartmanı bu kadar dar yapan arkadaslara burdan selam ederim, ayrıca gecenin 1 inde pat küt ettigimiz icin uyanan komsularımdan da özur dilerim ).perdeleri tak, halıları ser,koltukları yerleştir derken sonunda koltuğa oturup son zamanların en keyifli sigarasını tüttürdüm. yabancı bir evde misafirim gibi hissettim bi an.sanki beni evde bırakıp gezmeye gitmisler gibi.sonra bu koltuk burda mı daha iyi burda mı diye düşündüm biraz bunu soracak kimsenin olmamasına üzüldüm.anneme üzüldüm.ben giderken sanki hic gelmiyecekmisim gibi baktı arkamdan.babam arkamdan epey soylenmis-üzüldügünü belli etmemek icin sinirli davranır her zaman-.annem dokunsam aglıyacaktı dedi bugun telefonda.sonra ben.buyuyoruz artıkla avutsamda kendimi dayanamadım gözlerim doldu yine.
sonra evin icinde gezinen birini dusundum.neyleyim köşkü neyleyim sarayı içinde salınan yar olmayınca ...başladı fonda ansızın.uyumalı ve unutmalı dedim.uyudum.
sonra evin icinde gezinen birini dusundum.neyleyim köşkü neyleyim sarayı içinde salınan yar olmayınca ...başladı fonda ansızın.uyumalı ve unutmalı dedim.uyudum.
Çarşamba, Mart 08, 2006
siyah eldiven
İpeksi hışırtılar kaldı yatakta
Uzak seslerde tozlu hatıralar
Yüzünü yıkadı solgun güller gibi
Dağınık izleri,buruk resimleri
Bir hıçkırık, bir su damlası
Yalnızlık bulutları gezindi yüreğinde
Dokunsalar kırılacak
Anılar ah o hırçın kokular
Yalnızlık bulutları gezindi yüreğinde
Bu bizim şarkımız...seni seviyorum
Geride kalan bir çift siyah eldiven...
Uzak seslerde tozlu hatıralar
Yüzünü yıkadı solgun güller gibi
Dağınık izleri,buruk resimleri
Bir hıçkırık, bir su damlası
Yalnızlık bulutları gezindi yüreğinde
Dokunsalar kırılacak
Anılar ah o hırçın kokular
Yalnızlık bulutları gezindi yüreğinde
Bu bizim şarkımız...seni seviyorum
Geride kalan bir çift siyah eldiven...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)