Salı, Ekim 25, 2005
gece gezmesi
kuru dalların arasından yuruyorum.karsıda iki kisi bekliyor.sigaranın ucunun atesinden anlıyorum iki kisi olduklarını.adımlarımı daha temkinli atmaya baslıyorum.ay ısıgının dağdaki beyaz kayalara vurup yarattıgı aydınlıktan faydalanarak yuruyorum.cebimde birkaç kovan,elimde dedemden kalan yadigar huğlu.kimden kaçıyorum ki bu kadar telaş icindeyim bilemiyorum.birden deniz kıyısında buluyorum kendimi.kumlar soguk.yurumekte zorlanıyorum.soguk kumlara uzanıyorum.deniz kabartılı yine.kıyıya çarpan dalgalar ayaklarımı ıslatıyor.gunes cıkana kadar bekliyorum.ufuktan bir gemi geçiyor.arkama geldigim dağa doğru bakıyorum.evlerin kiremit çatılarını gorebiliyorum.gün dogmaya baslıyor demekki.simdi onlar nerdeler.ben neden buralara kadar geldim.kumsalın ustundeki şehirler arası yoldan,hızla otobusler gecmeye başladı.geri dönsem, onlar bekliyormudur hala beni.kovanları kontrol ediyorum.yola koyuluyorum.uzun kavak ağaçları rüzgarla birlikte yere yattı yatacak.kargaların sesleri ürpertici.çalılıklara yanasıp yürürsem,yüksekten bakanlar beni göremez.bir arabanın farı gözüküyor ilerden.çalılıklara atlıyorum.bekliyorum.sabah tarlaya giden isçileri tasıyan bir anadol kamyonet.plakası tanıdık.onemsemiyorum.evime geliyorum sessizce.emaneti yerine bırakıyorum.kimselere duyurmadan yatagıma geciyorum.uyandığımda bunu kimseye anlatmıcam.
Cumartesi, Ekim 22, 2005
alıskanlık
gunde 3 pakete varan sigara tuketimimi, ani bir kararla,bu sefer yarıda bırakmayarak,simdilik 4 dal seviyelerine cektim.fizyolojik bagımlılık hadisesini nikotin bantlarıyla,psikolojik bagımlılık hadisesini irademle cozmeye calısıyorum.alıskanlıkları yıkmak ne kadar da zor.el alıskanlıgı ile her hareketimin arkasından sigara paketi ile yakınlaştıgımın farkına,onu cantamın diplerine atıp,cakmaklarımı çöpe attıgımda anladım.sabahları cigerlerlerin agrırken uyanıp,buna aldırmadan, sanki bu agrının müsebbibi o degilmiş ve hatta ondan cekilen sıcak bir iki nefesin agrıya iyi gelecegi düşüncesi ile yaktıgım sigaraları düşündükce,kendimi kotu hissediyorum.bir insan bir maddeye bu kadar baglanmamalı.hangi boslugu dolduruyor da bu denli vazgecilmez oluyor onu sorguluyorum gunlerdir.bir nevi acizlik aslında.icen herkes ictigine lanet okuyup,okudukca bir nefes daha cekiyor.cok zorlu bir iki parkur var onumde.simdilik yemeklerden sonra yakılan sigara kısmını-ozellikle kahvaltıdan sonra yakılan ilk sigara- basarıyla gectim.sitresli ve sinirliyken icilen sigara kısmını gectim.dişleri fırcaladıktan veya mentollü bisey yedikten sonraki kısmında-ki bu kisiden kisiye degisir- takıldım.icki icerken,sexden sonra ve kar yağarken kısımlarından biraz korksam da o parkurları da gecmeyi umuyor,icen arkadaslarıma da cok zavallısınız demekten kendimi alamıyorum.guzel gunler gorecegiz gunesli gunler, motorları maviliklere surecegiz...
Cumartesi, Ekim 15, 2005
balkon
sabah olmak üzereydi.birden uyandım.saate uzandı elim.alarm calmadıgına gore daha vakit var dedim.üzerimden battaniye yere düsmüs.gece su içmeye, tuvalate kalkan ev sakinleri kötü alıştırmıs beni.simdi kontrol eden de yok, oksurdugumde bir bardak sıcak süt getiren de.bunlara alışmak ne kötü, hazırlıklarımızı mutlak yalnızlığa göre yapmamışız demek ki.oyle ise buna üzülmekte anlamsız.kalktım yataktan.bir sigara yaktım alışkanlıkla.içemedim.ciğerlerimde bir ağrı.kalbimde bir sızı...
tüm yolu ve uykusuzluğu göze alarak eve dondüm ertesi gece.dış kapının anahtarı yok.zile bastım mecburen.diafondan uykulu ve korkulu bir sesle '' oglum sen misin '' dedi annem.otamatige bastı.yine alışkanlıkla posta kutusunu kontrol ettim.ikiser ikiser cıktım basamaklardan.evde bir sessizlik.evin alıstıgım kokusu geldi burnuma.ayak üstü konuştuk annemle.uykusunu bölmesin diye kısa kestim konuşmayı.mutfakta yenmis yemek tabakları.tencerelerde aksamdan artan yemekler.ısıtıp yiyemeyecek kadar yorgunum.ayak üstü tencereden bir kac lokma atıştırıp, duşa girdim. yatagımı hazırlamış annem.yatacagıma söz vererek ugurladım onu ama yatamıyorum.balkona cıktım. yıldızlara bakıyorum.hafiften üsüyerek.büyük ayı nereye kayboldu ? ne kadar uzağa gitmiş ve tavanın şekli iyice dönmüş.demek ki en son bir yaz gecesi bakmışım ona bu balkondan.memleket mi yıldızlar mı gençligim mi daha uzak...
tüm yolu ve uykusuzluğu göze alarak eve dondüm ertesi gece.dış kapının anahtarı yok.zile bastım mecburen.diafondan uykulu ve korkulu bir sesle '' oglum sen misin '' dedi annem.otamatige bastı.yine alışkanlıkla posta kutusunu kontrol ettim.ikiser ikiser cıktım basamaklardan.evde bir sessizlik.evin alıstıgım kokusu geldi burnuma.ayak üstü konuştuk annemle.uykusunu bölmesin diye kısa kestim konuşmayı.mutfakta yenmis yemek tabakları.tencerelerde aksamdan artan yemekler.ısıtıp yiyemeyecek kadar yorgunum.ayak üstü tencereden bir kac lokma atıştırıp, duşa girdim. yatagımı hazırlamış annem.yatacagıma söz vererek ugurladım onu ama yatamıyorum.balkona cıktım. yıldızlara bakıyorum.hafiften üsüyerek.büyük ayı nereye kayboldu ? ne kadar uzağa gitmiş ve tavanın şekli iyice dönmüş.demek ki en son bir yaz gecesi bakmışım ona bu balkondan.memleket mi yıldızlar mı gençligim mi daha uzak...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)